Background

Kadınların Çalınan Tarihi

Emine Güner

Neydi bizi en çok yoran? Toplum baskısı, aile ayrımcılığı, cinsiyet eşitsizliği, erkek şiddeti, ötekileştirme, rejimin yok sayması?

Kadın tarihten bugüne, önce ailede ardından toplumda her konuda arka plana atıldı, yok sayıldı.

“Kadınsın, otur oturduğun yerde. Senin görevin evin, eşin, çocuğun. Haddine mi okumak, çalışmak?” Evet çoğu defa yıllarca duyduğumuz bizi cesaretsizleştiren cümleler.

Fakat tarihte ve günümüzde hiç de öyle olmayan, cesaret örneği gösteren nice kadınlar var. Var ama başarıları yine aynı düzen, aynı düşünce tarafından geri plana atıldı ve yok sayıldı.

Bazı örneklerden bahsedeceğim.

Bilim ve Buluşlarda Yok Sayılan Kadınlar

Rosalind Franklin, DNA’nın çift sarmal yapısının keşfinde kritik rol oynayan X-ışını görüntüleri çekti. Ancak Nobel ödülü, çalışmalarından yararlanan erkek bilim insanlarına verildi.

Lise Meitner, nükleer fizyonun keşfinde temel teorik katkıyı yaptı. Ancak Nobel ödülü, yalnızca erkek çalışma arkadaşlarına verildi. Bu, bilim tarihinin en büyük cinsiyet ayrımcılığı örneklerinden biri sayılır.

Ada Lovelace, bugünkü bilgisayar programlamasının temellerini atan ilk algoritmayı yazdı. Fakat uzun süre “yardımcı aristokrat kadın” gibi gösterildi; bilimsel rolü küçümsendi.

Edebiyat ve Sanatta Erkek Adı Kullanmak Zorunda Kalan Kadınlar

Mary Anne Evans, romanlarının yayınlanması için erkek adı kullanmak zorunda kaldı.

Brontë Kardeşler, ilk kitaplarını erkek ismiyle yayınladılar. Çünkü kadın yazarların “hafif” yazdığı düşünülüyordu.

Siyaset ve toplumsal mücadelede kadınlar yine arka plana atıldı.

Claudette Colvin, otobüste yer vermeyi reddederek direnişi ilk başlatanlardan biriydi. Ancak genç, yoksul ve siyahi bir kadın olduğu için hareketin sembolü yapılmadı. Daha sonra aynı eylemle Rosa Parks öne çıkarıldı.

Olympe de Gouges, Fransız devrimi (French Revolution – 1789 yılında başlayıp yaklaşık 10 yıl süren büyük bir toplumsal siyasi değişim hareketi) sırasında “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”ni yazdı. Erkek devrimciler tarafından hedef gösterildi ve idam edildi.

Aleksandra Kollontay, kadın emeği, kreş hakkı, eşit ücret gibi fikirleri çok erken dönemde savundu. Erkek egemen sosyalist tarih yazımında çoğu zaman geri plana itildi.

Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkı mücadelesini siyasete ve kamuoyuna ilk güçlü biçimde taşıyan isimlerden biri Nezihe Muhiddin kabul edilir. 1923’te kadınların siyasi hakları için mücadele eden “Kadın Halk Fırkası” girişimini başlatmış, ardından Türk Kadınlar Birliği’ni kurarak kadınların oy hakkını savunmuştur. O dönemde talepleri kabul edilmese de bu mücadele Türkiye’de kadınların siyasal haklarının önünü açan en önemli adımlardan biri sayılır.

Emek Tarihinde Yok Sayılan Kadınlar

Kadınların fabrikalarda, tarlalarda, tekstilde ve ev içi görünmeyen emekte oynadığı rol uzun süre “yardımcı iş” gibi anlatıldı. Oysa birçok işçi direnişinin ön safında kadınlar vardı.

Triangle Shirtwaist Fabrikası Yangını, çoğu göçmen kadın işçinin öldüğü bir faciaydı ve işçi hakları mücadelesinin dönüm noktası oldu. Ancak yıllarca kadın emeği boyutu geri planda bırakıldı.

Bu örneklerin ortak noktası su. Kadınlar yalnızca üretmek için değil, görünür olabilmek için de mücadele etmek zorunda kaldı.

Tarih çoğu zaman “kimin anlattığına” göre yazıldığı için kadının emeği, bilgisi, direnişi sistematik biçimde geri plana itildi.

Türkiye’de uzun süre kadınlar vitrin siyasetine itildi. Kadın kollarına sıkıştırıldı, karar mekanizmalarına alınmadı, seçim listelerinde alt sıralara atıldı, seçilebilir yerlerden aday gösterilmedi.

Aslında Türkiye siyasi tarihinde kadınlar sadece seçme-seçilme hakkı için değil, ciddiye alınmak için de mücadele etti. Özellikle emek, Kürt hareketi, sosyalist mücadele ve feminist hareket içinde yer alan kadınlar hem devlet baskısıyla hem de erkek egemen siyasi kültürle aynı anda mücadele etmek zorunda kaldı.

Bu ülkede kadınlar, tarihe adlarını altın harflerle yazamadı çünkü erkek egemen düzen o harfleri sürekli silmeye çalıştı; ama ne kadar bastırılırsa bastırılsın, kadınların emeği de mücadelesi de bu düzenin duvarlarını çatlatmaya devam ediyor.

Editör: Sabâ Esin
Düzelti: Sabâ Esin
Tasarım ve Sosyal Medya: Melike Çınar, Sabâ Esin, Seda Bedestenci Yegâne, Sinem Yıldız
Seslendirme: Yağmur Kaymakçı

Kadın Vardiyası – 2023
Bize Ulaşın: [email protected]

Login to enjoy full advantages

Please login or subscribe to continue.

Go Premium!

Enjoy the full advantage of the premium access.

Takipten Çık:

Takipten Çık Vazgeç

Cancel subscription

Are you sure you want to cancel your subscription? You will lose your Premium access and stored playlists.

Go back Confirm cancellation