Serbest Kürsü Elif Karçık 24 Mart 2026
Kocaeli Dilovası’nda, kaçak ve ruhsatsız bir parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında, sigortasız ve kayıt dışı çalıştırılan 3’ü çocuk 6 kadının katledilmesinin üzerinden 135 gün geçti. Çok değil, daha dört gün önce Antalya’nın Kepez ilçesinde Suriyeli tarım işçilerinin kaldığı konteynerde çıkan yangında, 7 aylık hamile Leyla Elalı ve yaşları 4 ile 9 arasında değişen beş çocuğu hayatını kaybetti.
Vakit ilerliyor, mekân değişiyor, yapılan işin biçimi farklılaşıyor; ancak güvencesizlik, çocuk ve kadınların ucuz iş gücü olarak ücretli emek piyasasında yer alması, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir maliyet unsuru görülerek gerekli tedbirlerin alınmaması, kamusal denetimin eksikliği ve işçilerin iş cinayetlerinde can verdiği gerçeği değişmiyor. Yerli ve göçmen işçiler aynı sömürü çarkının hedefinde hayata güç bela tutunurken sömürü derinleşiyor; çocuk ve kadın işçiler iş cinayetlerine kurban gidiyor.
Bugün kadınlar, belirli üretim süreçlerinden sistematik olarak dışlanırken, bazı süreçlerin ise vazgeçilmez iş gücü hâline getiriliyor. Esnek, güvencesiz ve kayıt dışı işlerin yoğun olduğu; “ince emek” gerektiren, düşük ücretlerin daha da baskılandığı, ağır sömürü koşullarının, kötü muamelenin, taciz ve şiddetin kol gezdiği alanlarda kadınlar yoğun biçimde istihdam ediliyor. Yoksulluk ve yoksunlukla yoğrulan yaşamlar kadın işçilerin gündelik hayatını kuşatıyor. Hayat pahalılığı, geçim kaygısı ve temel ihtiyaçlara gelen zamlar; barınmadan gıdaya, ulaşımdan sağlığa kadar her alanın piyasalaştığı bir düzende kadınları düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve güvencesiz koşullara mahkûm ediyor.
Kocaeli Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’nde, konut alanlarının tam ortasında ve İŞKUR binasının hemen yanı başında bulunan Ravive Kozmetik; pandemi sonrası açılmış, binasını kaçak ve ruhsatsız şekilde tadil etmişti. Yüksek risk sınıfında olmasına rağmen işçi sağlığı ve iş güvenliğine dair hiçbir adım atmamış, yangın riskine karşı önlem almamıştı. Biz bu gerçekleri, mahallelinin ve işçilerin daha önce kamu kurumlarına ilettikleri şikâyetlerden biliyoruz. Peki, burnunun dibindeki bu durumu görmeyen İŞKUR, 2021’de yıkım kararı alınmasına rağmen binayı yıkmayan Dilovası Belediyesi ve şikâyetleri görmezden gelen Bakanlık yetkilileri sorumluluklarını bilmiyor muydu?
“Her gün önünden geçtikleri işletmeyi, sevkiyat tırlarını biliyorlardı” ifadesi de “Artık şikâyet etmeyi bıraktık, sesimiz duyulmuyor” yakarışı da patronun “İstediğiniz yere şikâyet edin, arkamızda devlet var” itirafı da kamu kurumlarının kime hizmet ettiğini açıkça gösteriyor. Herkes her şeyi biliyordu; müdahil olmamak bilinçli bir tercihti!
İŞKUR, Dilovası Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı… Tüm bu kurumların gözü önünde gerçekleşen bu katliam, rant temelli politikaların sermaye-devlet güdümünde nasıl sürdürüldüğünü bir kez daha kanıtladı. Katliam sonrası göstermelik olarak görevden uzaklaştırılan SGK ve İŞKUR Kocaeli il müdürleri, jet hızıyla görevlerine iade edildi! Çocukların ve kadınların ağır şartlarda, kayıt dışı çalıştırıldığını; saatlik 100 lira yevmiye ile asgari ücretin altında kazandıklarını; hijyenik olmayan ortamlarda yemek yediklerini ve kişisel koruyucu donanım yerine evden getirdikleri terliklerle çalıştıklarını herkes biliyordu. Bu gerçekler, katliam sonrası hazırlanan bilirkişi raporuyla da tescillendi.
Dilovası katliamı; sermaye-devlet ortaklığının işçileri güvencesizlik girdabına sürükleyerek coğrafyayı ucuz iş gücü cennetine, işçiler içinse cehenneme çevirdiğinin somut bir göstergesidir. Sadece 16 sanığın yargılandığı, kamu yetkililerinin ise korunduğu davanın ilk duruşması bugün Kandıra’daki Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda görülüyor.
Dilovası işçi katliamı aileleriyle dayanışmak ve bu davaya sahip çıkmak, emekten yana tüm kesimlerin önceliği olmalıdır. Bir daha benzer acıların yaşanmaması için örgütlü mücadeleyi büyütme sorumluluğu hepimizindir. İSİG Meclisi’nin 2026 yılını “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan ettiği bu dönemde; Cansu Esetoğlu, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Hanım Gülek ve Tuncay Yıldız için adalet mücadelesini sürdürmeye kararlıyız.
Dilovası’na adalet ancak örgütlü mücadelemizle gelecek! Dilovası İçin Adalet! İş Cinayetlerine Karşı Örgütlü Mücadeleyi Büyütelim!
Editör: Sinem Yıldız
Düzelti: Telli Kayalar
Tasarım ve Sosyal Medya: Melike Çınar, Sabâ Esin, Seda Bedestenci Yegâne, Sinem Yıldız
Please login or subscribe to continue.
Üye değil misiniz? Üye olun. | Şifremi Unuttum
✖✖
Are you sure you want to cancel your subscription? You will lose your Premium access and stored playlists.
✖