Background

Emperyalizme Karşı Kadınlar Yoldaşlıkta Birleşiyor!

Telli Kayalar

21. yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakmışken kapitalizmin krizleri sürüyor ve buradan çıkışın reçetesini neoliberal politikalarda ve emperyalist müdahalelerde arıyor. ABD Başkanı Trump’ın 3 Ocak’taki Venezuela saldırısı ve genel başkanını eşiyle birlikte kaçırması ne iddia ettiği gibi “uyuşturucuyla mücadele” hedefinden ne de “Venezuela’ya demokrasi getirme” sevdasından. Nitekim nihai amacını ilan etmekte de çok gecikmedi. Egemen bir devletin doğal kaynakları üzerinde hak iddia etmek ve yönetimini zorla devralmaya çalışmak tarihte örneğini sömürgecilikte gördüğümüz cinsten. Bu müdahaleye karşı çıkışta en çok dillendirilen savunma “uluslararası hukuka aykırılık” ancak bu müdahaleyi sadece böyle nitelemek yeterli değil. Buna adlı adınca “emperyalist müdahale” demek ve mücadeleyi antiemperyalist bir hatta tutmak gerekir. Dünyanın her yerinden protestoların yükseldiği günlerde pek çok kadın örgütü; yalnızca Venezuela halkıyla dayanışmasını ilan etmedi, aynı zamanda ABD’nin işgalci politikasını ifşa etti. Biz, Bolivarcı Devrim’de ön saflarda yer alan kadınların yine başarıya ulaşacağına olan inancımızla Venezuela halkıyla dayanışmayı ve emperyalizmle mücadeleyi sürdüreceğiz. 

Venezuela dâhil olmak üzere dünyanın pek çok yerinden feminist örgütler, basın açıklamalarıyla işgale karşı ses yükselterek Venezuela halkıyla dayanışmasını ilan etti ve mücadele çağrısını yineledi.

AWID (Association for Women’s Rights in Development / Kalkınmada Kadın Hakları Derneği)

ABD işgaline karşı Venezuela halkıyla feminist dayanışma

2026’ya girerken, Venezuela halkıyla tereddütsüz feminist dayanışmamızı ifade ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’daki şiddetli eylemi; egemenliğin, kendi kaderini tayin hakkının ve uluslararası hukukun ihlali demektir ve affedilemez. Bunun geniş ölçekli ve tehlikeli; bölgesel ve küresel sonuçları olacaktır. Militer şiddet, toplumsal kaos ve politik istikrarsızlık dönemlerinde, kadınlar, kız çocukları, cinsiyet çeşitliliğine sahip insanlar daha fazla şiddet ve ayrımcılığa uğrama riskiyle karşılaşır.

Biz feministler, politik dönüşümün hayat boyu bir proje olduğunu biliyoruz. Nihayetinde şiddet, mülksüzleştirme ve adaletsizlik üretecek olan patriyarkal ve militarist kestirme çözüm fantazilerini reddediyoruz. Kısaca diyoruz ki; emperyalizm asla bir özgürleşme gücü olamaz.

Venezuela’da ve tüm dünyada; şiddet, baskı ve mülksüzleştirmeye rağmen herkes için adaletin feminist görüşünü hayal etmeye, inşa etmeye ve gerçekleştirmeye devam eden insanları destekliyoruz.

Dayanışmamızı Abya Yala’nın (‘Kıta Amerikası’ olarak bilinen) tüm halklarına doğru genişletiyor ve bölgelerin işgalini ve kaynaklarının yağmalanmasını kınıyoruz. Venezuela üzerindeki mevcut saldırı, Latin Amerika ve Karayipler’deki halkların egemenliğini ve demokrasisini ABD’nin çıkarları uğruna sabote etmek için planlanmış bir doktrinler ve uygulamalar tarihi içinde anlaşılmalıdır. 

Bu, dünya genelinde hepimizi ilgilendiriyor. Bugün açıktır ki; kontrolsüz zalim güce, büsbütün açgözlülüğe ve insan hayatının yıkımına dayanan bu dünya düzenine karşı direnmeliyiz.

Sömürgeleştirmeden azade, doğaya, komünal varoluşa ve insan haysiyetine saygılı adil bir dünyayının temellerini inşa etmeye devam etmekten başka bir seçeneğimiz yok.

Kaynak: https://www.awid.org/news-and-analysis/feminist-solidarity-people-venezuela-light-us-invasion


World March of Women (Dünya Kadın Yürüyüşü)

ABD, Venezuela’dan Defol! Trupm Latin Amerika’dan ve Karayiplerden Defol!

WMW, Amerika’nın Venezuela’daki emperyalist saldırısını kınıyor.

Dünya Kadın Yürüyüşü, 3 Ocak 2026’nın ilk saatlerinde Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’ne karşı ABD tarafından yürütülen askeri saldırıyı ve Genel Başkan Nicolas Maduro’nun kaçırılmasını lanetliyor ve kınıyor. 

Saldırılar, uluslararası hukukun alçakça ihlali ve Monroe Doktrini’ne Trump müdahalesinin göstergesidir; Amerikamız üzerindeki kolonyal hâkimiyetpolitikasınının apaçık şekilde geri alınmak istenmesidir. Venezuela’ya karşı bu saldırı, egemenliğini inşa etmeye cüret eden tüm Latin Amerikalı ve Karayip halklarına yapılmış bir saldırıdır ve biz Latin Amerikalılar, Venezuela kadınları ve halkıyla dayanışma içindeyiz.

Dünya Kadın Yürüyüşü’nden tüm kızkardeşlerimize, barış talep etmeleri, Venezuela egemenliğine saygı duyulmasını sağlamak için protestolara katılmaları ve dayanışmayı büyütme çağrısı yapıyoruz. 

ABD askeri saldırısının bitirilmesini talep ediyoruz. Bölge hükümetlerinin açıkça konuşmalarını ve emperyalizme karşı bariyer olmalarını talep ediyoruz. Venezuela bölgesinin bütünlüğüne ve Venezuela halkının siyasetleri, kaynakları ve kamu yararları üzerinde egemenliğine saygı duyulmasını talep ediyoruz.

Venezuela’nın yanında olan tüm halklara ve hükümetlere katılıyoruz. Feminist, halkçı ve uluslararası bir hareket olarak, halkların egemenliğine ve kendi kaderlerini belirleme haklarına olan bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz.

Savaşlara karşı yürüyoruz; halk egemenliği için mücadele ediyoruz.

Kaynak: https://marchemondiale.org/2026/01/03/u-s-out-of-venezuela-trump-out-of-latin-america-and-thecaribbean/


Women’s International League for Peace and Freedom (WILPF / Kadınların Uluslararası Barış ve Özgürlük Birliği)

WILPF8 Ocak 2026 tarihinde, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği silahlı saldırıyı güçlü bir şekilde lanetleyen bir açıklama yayınladı. Açıklamada bu saldırı, uluslararası hukukun ve egemenliğin ihlali olarak tanımlandı.

ABD’nin Latin Amerika’daki emperyalist müdahalesinin uzun tarihine işaret eden açıklama, bölgesel ve küresel barışı tehdit eden güçlü devletlerin cezasız bırakılmaması konusunda uyarırken, militarizmi acıları derinleştiren yanlış bir çözüm olduğu gerekçesiyle reddediyor.

WILPF;uluslararası toplumu uluslararası hukuku tanımaya, militarizmi ve petrol kaynaklı saldırıları reddetmeye ve Venezuela halkıyla ve onların kendi gelecekleri hakkında karar verme hakları için dayanışmaya çağırıyor. 

Kaynak: https://www.wilpf.org/advocacy_documents/wilpf-statement-on-the-united-states-armed-attack-on-venezuela/


Güney Amerika’daki Feminist örgütler Venezuela’daki şiddete karşı basın açıklaması yayınladı: Saldırı çözüm değil.

3 Ocak 2026’nın ilk saatlerinde, ABD Venezuela’yı BM Güvenlik Konseyi’nin onayı olmadan işgal etti. Bu operasyonda bombalar patladı, Venezuela topraklarına yabancı askerler girdi ve ülkenin başkanı ve karısı kaçırıldı. Biz, haklı gösterilemeyecek veya “operasyon”, “insani müdahale” veya “düzeltici eylem” olarak sunulamayacak bu işgali ve askeri saldırıyı reddediyoruz. Silahlı şiddet ne bir gösteridir ne de geçerli çözümdür. Bu eylemleri kesin olarak adlandırmak bizim etik sorumluluğumuzdur:Bu; bir halkın egemenliğini baltalayan, yetki kullanımı yoluyla terör ve güç kullanımını meşrulaştıran ve halkların kendi kaderlerini tayin hakkını hiçe sayan bir işgaldir.

Yaşananlar uluslararası insan hakları hukukunun ve uluslararası yasal düzenin açık ihlalini temsil etmekte olup özellikle BM Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan devletlerin egemen eşitliği, müdahale etmeme ve güç kullanımının veya tehdidinin yasaklanması ilkelerini baltalamaktadır. Bu durumda, uluslararası hukuk tarafından tanınan istisnalardan hiçbiri geçerli değildir – ne meşru müdafaa ne de Güvenlik Konseyi’nden yetkilendirme – bu da yasadışı bir silahlı saldırı eylemi oluşturmaktadır. Bu emsalin normalleştirilmesi, uluslararası insan hakları hukukunu ve çok taraflılığı baltalamakta, halkların korunmasına yönelik kolektif güvenceleri zayıflatmakta ve hukukun üstünlüğünün yerini gücün aldığı bir bağlama geri dönülmesine yol açmaktadır.

Venezuela halkı ve onların diyasporasıyla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyor, halkların egemenliği ilkesini bir kez daha teyit ediyoruz. Bu krizin tek meşru çözümü, Venezuela halkı tarafından barışçıl ve demokratik mekanizmalarla, uluslararası toplumun sorumlu rehberliğinde ve kendi kendini yönetme iradesine ve insan haklarına tam saygıyla geliştirilmelidir. Bu işgali kınamak, Venezuela yetkililerinin işlediği insan hakları ihlallerini görmezden gelmek veya önemsememek anlamına gelemez.

Savaşa ve silahlı uygulamaya karşı olan bizler;barış için insan haysiyetini, yaşamını, bakımını ve halkların kendilerini yönetmelerini önceleyen feminist, anti-kolonyal ve antiemperyalist bir alternatif öneriyoruz. Barış bombalarla veya politik insan kaçırmalarla inşa edilemez. Barış; egemen diyalog, etkili toplumsal katılım ve insan haklarının tam teminiyle inşa edilir. 

Bizler feminist perspektiften, askerileşmenin yapısal şiddeti artırdığını, kadınları, kız çocuklarını ve toplumları orantısız şekilde etkilediğini ve uzun süreli bir demokratik çözüme kapıları kapattığını yeniden teyit ediyoruz. Kadınların barış inşacısı ve karar verme süreçlerinde gerekli politik aktörler olarak çok önemli rolleri olduğunu tekrar teyit ediyoruz.

İmzacı Kuruluşlar:

  • Corporación Humanas Chile
  • Plataforma Nada Sin Nosotras
  • Corporación Humanas Colombia
  • Corporación Mujeres Siglo XXI
  • CorporaciónHumanasEcuador
  • Coordinadora de la Mujer de Bolivia
  • Centro de Estudios de la Mujer CEM
  • ObservatorioGénero y Equidad – OGE
  • AsambleaPermanente por la Legalización del Aborto
  • MEMCH
  • Fundación Olga Poblete
  • Observatorio de Movimientos Feministas en ALAC
  • Fundación Educación Popular en Salud EPES
  • Fundación 1367 Casa Memoria José Domingo Cañas
  • Ciudadanía Inteligente
  • RedChilena de Profesionales por el Derecho a Decidir
  • Movimiento Acción Migrante
  • Coordinadora Feminista 8M
  • Coordinadora Internacional de Mujeres Chilenas en Región Exterior
  • Litigación Estructural para América del Sur- LEASURONG
  • Udema Histórica – Copiapó
  • Psicólogas Feministas Universidad de Chile
  • Usuarios PRAIS y Derechos Humanos Hualpén
  • Casa de las Mujeres Michay
  • Fundación PIDEE
  • Servicio Paz y Justicia SERPAJCHILE
  • Coordinadora 19 diciembre
  • Fundación para la Promoción de los Derechos Humanos
  • ONGFamiliarte
  • Agrupación de Familiares de Detenidos Desaparecidos y Ejecutados Políticos – Puerto Montt
  • Red de Periodistas y Comunicadoras Feministas de Chile – Redperiofem
  • Corporación Usuarios PRAISO’ Higgins
  • Corporación3y4Álamos
  • Red de Profesionales por el Derecho a Decidir
  • Asociación de Abogadas Feministas de Chile
  • Mujeres Siglo XXI
  • Fondo Alquimia
  • Colectivo Bordadoras de Memoria Villa Frei
  • Fundación Paskay
  • ONG Defensoría Comunitaria por los Derechos Humanos
  • Corporación El Canelo
  • Sindicato Nacional de Trabajadoras y TrabajadoresLesbianas, Gays y Bisexuales Luis Gauthier
  • Coordinadora Nacional de Trabajadoras en Domicilio
  • SindicatoTrabajadoresPaicabi

Kaynak: https://elcontenido.news/2026/nacional/organizaciones-feministas-emiten-declaracion-publica-sobre-la-violencia-en-venezuela-la-agresion-no-es-la-solucion/


Fórum de Política Feminista (Feminist Politika Forumu)

Fórum de PolíticaFeminista, 3 Ocak 2026’da ABD’nin Venezuela’ya karşı yürüttüğü askeri saldırıyı kınıyor.

Bu eylem, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve Venezuela’nın egemenliğine bir saldırıdır. Uluslararası barışı ve istikrarı tehdit eden bu saldırı milyonlarca insanın hayatını da tehlikeye atmıştır.

ABD aylardır, askeri güç konuşlandırma, petrol tankerlerini kaçırma ve Karayip sularında hukuk dışı balıkçı öldürmeleri de dâhil yasadışı ve gayrı meşru yollarla Venezuela üzerindeki tarihi taciz ve zaptetme politikasını artırmaktadır. Yaptırımlar, finansal şantajlar, örtülü işlemler ve medya kampanyalarıyla birlikte bu eylemler, son derece katlanılmaz boyutlara gelmiştir ve Batı uluslararası toplumu tarafından suç ortağı sessizliğiyle karşılanmıştır.

Bu savaş politikasının amacı Venezuela’nın stratejik kaynaklarını, özellikle petrol ve mineralleri ele geçirmekten ve Venezuela’nın siyasal bağımsızlığını zor kullanarak kırma girişiminden başka bir şey değildir.

Bir kez daha, ABD’nin ve müttefiklerinin dizginlenemez aç gözlülüğü; demokrasi getirme bahanesiyle, ülkeye ve orada yaşayanlara ait ulusal kaynaklarını emperyalist çıkarların hizmetine sunmayan tüm ülkeler üzerinde büyük ölçekli hırsızlığa ve yağmaya yol açıyor.

Bu önemli bir tarihi an. Çünkü uluslararası toplumun Venezuela’da yaşananlara dair tutumu; uluslararası ilişkilerin işbirliği düzeni ve halkların egemenliğine saygı içerisinde mi yoksa tam tersine, güç kullanımının ve ikinci dünya savaşından sonra anlaşıldığı üzere uluslararası meşruiyetin kesin şekilde terkinin hâkim olduğu bir senaryo çervevesinde mi ilerleyeceğini belirleyecek.   

Biz, BM Sözleşmesi’nde güvence altına alınmış ilkelerin tartışmaya kapalı olduğuna inanıyoruz ve halkların barışına ve egemenliğine tam bağlılığımızı ilan ediyoruz.

Bu yüzden TALEP EDİYORUZ:

ABD’yi Venezuela’ya karşı sürdürdüğü düşmanlığı ve saldırıyı derhal bitirmeye ve uluslararası hukuka uymaya çağırıyoruz.

Birleşmiş Milletler Örgütü’nü; ABD’nin savaşçı eylemlerini açık ve güçlü bir şekilde kınayarak hatta gerekirse yaptırımlar uygulayarak, uluslararası barışı ve güvenliği temin etme amacını yerine getirmeye, tüm ülkelerin egemenlik eşitliğini sağlamaya çağırıyoruz.

İspanya hükümetini, saldırıyla kurulacak herhangi bir suç ortaklığını bozmaya ve dünya halklarının ve Venezuela halkının egemenliğini savunmaya çağırıyoruz.

Bugün, bir kez daha, haykırıyoruz: Artık petrol için kan dökülmesin!

Venezuela’da egemenlik ve barış adına.

Tüm insanlık için barış, adalet ve eşitlik adına.

Kaynak: https://forumpoliticafeminista.org/territorios/forum-politica-feminista-ante-agresion-eeuu-venezuela/


International Women’s Alliance (IWA / Uluslararası Kadın Birliği)

IWA ABD, Venezuela’daki sivillerin ve ordunun bombalanmasını, Genel Başkan Maduro ile eşi CiliaFlores’in kaçırılmasını ve ABD’nin ülke üzerindeki kontrolü ele geçirme girişimini kınıyor. Açıktır ki; Trump rejiminin gerçek hedefleri, ABD’nin Venezuela petrol rezervleri üzerindeki kontrolü ele geçirmesini sağlamak ve Batı yarımküre üzerindeki hegemonik kalesini güçlendirmek. 

Trump “gereksiz savaşları sonlandırmak” üzerine bir kampanya yürüttü ve geçim kaynağı, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçların ABD’de karşılanacağını uman büyük bir kitleye ulaştı. Onun ikiyüzlülüğü, zar zor kazandığı dolarların savaş makinelerine harcandığına şahit olan işçi sınıfının sırtında bir bıçak haline geldi. Kasım 2025’te, ABD’nin Venezuela’ya karşı narkotikle mücadele kampanyası olan Operation Southern Spear’ın (Güney Mızrağı Operasyonu) başlatılmasından beri 1 milyar doların üzerinde bir harcama yaptıkları tahmin ediliyor.

Bu saldırılar ayrım gözetmeksizin Venezuelalı sivilleri de vuruyor. 3 Ocak’taki saldırıdan sonraki raporlar en az 80 kişinin öldüğünü ve daha fazla insanın yaralandığını açıklıyor. Bir hava saldırısı,Catia La Mar’da bir evi vurdu ve 80 yaşındaki Rosa Gonzalez bu saldırıda hayatını kaybetti. Başka bir sivilin evinivuran hava saldırısı televizyon/telefon hattını devirerek bir komşuyu öldürdü ve kızını yaraladı. Bu kayıpların yanında bu hava saldırılarının Venezuela halkı üzerindeki etkisi uzun süreceğe benzer. 

Venezuelalı göçmenler de ABD’de Trump rejiminin en çok hedef aldıkları arasında. Kaçırılma, taciz, işkence ve üçüncü dünya ülkelerine sınır dışı edilmek gibi eylemlere maruz kalıyorlar. ABD’nin güç kullanarak ve anayasaya aykırı şekilde politik değişikliklerle binlerce aileyi zorla dağıttığına şahit olduk. 6 yaşındaki Venezuelalı Victoria’nın iltica başvurusu ailesinin başvurusundan ayrıldığı için Victoria göçmenlik mahkemesinde kendini savunmak zorunda kaldı. Victoria, ülke genelinde kendilerini savunan ve federal göçmenlik mahkemesinin karmaşıklıklarıyla başa çıkmaya çalışan binlerce göçmen çocuk ve refakatsiz küçük arasında yer alıyor.

Trump’ın toplu tutuklamalar ve sınır dışı etme çabaları kapsamında yaşlı kadınlar ve hamile anneler dâhil olmak üzere ebeveynler gözaltına alınıyorlar, yaşanmaz gözaltı tesislerinde perişan halde kalıyorlar veya iltica süreçlerinin iptal edilmesiyle çalışma vizesine erişimleri olmadan güvencesiz işlerde çalışırken ailelerini geçindirmek için tek geçim kaynağı oluyorlar.

İstikrarsızlaştırma çabaları halk direnişi için verimli bir zemin hazırlayacaktır. IWA ABD, hayatlarını ve ülkelerini korumak için tereddüt etmeyen Venezuela halklarıyla ve direnişin ön saflarındaki kardeşlerimizle dayanışma içindedir. Biz ABD imparatorluğunun kalbindeki kadınlar olarak, Venezuela’nın egemenliğini savunmak ve Maduro ile Flores’in sağ salim dönmesi çağrılarına katılmak için onlarla birlikte ayağa kalkmalıyız.

Maduro’yu serbest bırakın, Venezuela’nın egemenliğine saygı duyun!

Venezuelalı göçmenlere dokunmayın!

Çocuklarımızı koruyun!

Venezuela halkıyla dayanışma gösterin! ABD işgalini ve militarizmi reddedin!

Kaynak: https://www.internationalwomensalliance.org/en/statements/vz-jan-iwa-usa


Canadian Voice of Women for Peace (VOF / Barış için Kanadalı Kadınların Sesi)

VOW, Venezuela halkıyla dayanışmak ve ABD’nin yasadışı hava saldırılarını ve Devlet Başkanı Maduro ile eşinin kaçırılmasını kınamak için Başbakan Carney’ye ve Dışişleri Bakanı Anand’a bir mektup gönderdi. Ayrıca Büyükelçi Hoekstra’ya hitaben “Venezuela’ya Dokunmayın!” yazılı açık bir mektuba imza topladık ve ABD Büyükelçiliğine gönderdik.

VOW size çağrı yapıyor: 

• Uluslararası toplumun çoğunluğuna katılın ve ABD hükümetinin Venezuela üzerindeki saldırısını BM Sözleşmesi’nin 2. maddesinin ihlali olarak tartışmasız bir biçimde kınayın,

• Devlet Başkanı Maduro’nun ve eşinin derhal salınmasını ve geri gönderilmesini talep edin,

• Parlamentonun Dış İlişkiler ve Uluslararası Kalkınma Daimî Komitesi’nin acil oturum yapması için çağrıda bulunun,

• Kanada’nın, ABD’nin Karayipler’deki operasyonda askeri ve sivil katılımını sonlandırın ve ABD’nin bölgedeki askeri veya istihbarat operasyonlarına destek vermeyin, 

• Kanada’nın Venezuela’yı istikrarsızlaştıracak veya dağıtacak hiçbir gizli operasyona dâhil olmamasını sağlayın,

• Kanadalı şirketlerin Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki egemenlik kontrolüne saygı duymasını, kanunlara uymasını ve ülkedeki insan haklarını desteklemesini sağlayın,

• Venezuela üzerindeki bütün zorlayıcı ekonomik tedbirleri ve Venezuela yetkililerine uygulanan yaptırımları kaldırın ve

• Venezuela ile diplomatik bağları yeniden kurun ve Karakas’taki Kanada Büyükelçiliğini yeniden açın.

Kaynak: https://vowpeace.org/vow-strongly-condemns-the-u-s-attack-on-venezuela/


La Araña Feminista (Feminist Spider Network / Feminist Örümcek Ağı)

 Karayipler semalarına ait olmayan bir demir çınlamaya uyandık. 3 Ocak 2026’da sabahın erken saatleri, Trump hegemonyasının ateş diliyle bizim hikayemizi bitirmek için dikte etmeye çalıştığı füzelerinin bizde açtığı bir yaraydı. Başka enlemlerde yaşayan ve belki de bizim topraklarımızı enigma ya da uzak bir kaos olarak gören kızkardeşim, sana yazıyorum. Bir an ayaklarının altındaki toprağı ve bombalara rağmen hala direniş ve paylaşılan kahve kokan bu havayı hissetmeni istiyorum.

Yaşananlar ne taktik harekattı ne de bir özgürlük arayışıydı. En saf haliyle patriyarkal şiddetin bir eylemiydi. Kendi evini yönetmeye karar vermiş bir kadının iradesini kıramayıp evi ateşe veren bir adamın çok eski bir hikayesiydi. Emperyalizm işte budur: “hayır”ı kabul etmeyen bir sahip olma arzusu, bir halkın egemenliğini ihlal etmeye çalışan çelik ve dronlar erkekliği; çünkü biz onun imzasını reddeden bir kaderi hayal etme cesaretini gösterdik.

Biliyorum bizi izliyorsun ve çatırtıları görüyorsun. Bizim bu projemiz, acıyla ve umutla getirmeye çalıştığımız bu sosyalizm son derece eksik biliyorum. Bitmiş mermer bir heykel değiliz; nemli çamuruz, hala tenimizi yakan yaralar ve borçlarla dolu bir vücuduz. Feminizmle güvence altına alınmış haklar var ancak hala bu haklar için sokaklarda, meclislerde, yatak odalarımızda mücadele ediyoruz. Fakat bu eksiklik bizim; faturalar bizi boğarken ve adımlarımız peşimizi bırakmazken, yeni bir şey icat etmek için sürdürdüğümüz mücadelenin bir işareti.

Aç kalmadık çünkü ölmeyi reddettik. Koşuşturmayı kolektif bir hayatta kalma dansına dönüştürdük. Burada özen, evlerimizden dışarı taşan ve yolları dolduran bir Karayip ritmine sahip. Bu; komşunun yardım eden eli, sermaye durdurmaya çalışırken yaşamı devam ettiren komün ağı.  Bu, kitaplara duyulan romantik bir özen değil; bedenlerin onurunu her türlü kârın üstünde tutan, terli, inatçı ve son derece neşeli bir özen.

Gazze’nin acısını kendi acısı gibi hisseden ve işgal edilmiş bir toprak olduğu sürece hiçbir kadının özgür olmadığını bilen sana sesleniyorum; siyasi bir modeli yargılayan birinin tarafsızlığıyla bakmamanı istiyorum. Var olma, yanlış yapma ve yabancı bir koruyucunun izni olmadan iyileşmek isteme haklarını savunan kızkardeşlerin olarak bak bize. Bizi terk etmeni istemiyoruz, ama bırak kim olduğumuza biz karar verelim ve kendi kimliğimizden ve kendi arayışlarımızdan kendimizi inşa edelim.

Sesinin bizim sesimizi büyütmesine ihtiyacımız var. Dünyadaki her feminist mücadeleyi desteklediğimiz gibi bugün bize yankıolmanı istiyoruz. Venezuela’yı savunmak, sadece ölümden anlayan bir hegemonyanın hevesleriyle silinmeyecek tüm halkların haklarını savunmak demek. Egemenliğimizin bir eşya olmadığını, doğumlarımızın tüm zorluğuyla ve bitmemiş güzelliğiyle ışığın saygısını hak ettiğini söylememize yardım et.

Komünün kalbinden, hayatın her zaman enkazın arasından bir yol bulduğunu bilen birinin şefkatiyle.

Kaynak: https://marcha.org.ar/la-arana-feminista-desde-venezuela-necesitamos-tu-voz-multiplicando-la-nuestra/

Editör: Ebru Pektaş
Düzelti: Sabâ Esin 
Tasarım ve Sosyal Medya: Melike Çınar, Sabâ Esin, Seda Bedestenci Yegâne, Sinem Yıldız
Seslendirme: Filiz Kılıç, Seher Yıldırım

Kadın Vardiyası – 2023
Bize Ulaşın: kadinvardiyasi@gmail.com

Login to enjoy full advantages

Please login or subscribe to continue.

Go Premium!

Enjoy the full advantage of the premium access.

Takipten Çık:

Takipten Çık Vazgeç

Cancel subscription

Are you sure you want to cancel your subscription? You will lose your Premium access and stored playlists.

Go back Confirm cancellation