Çeviri Telli Kayalar 7 Mart 2026
Feminist Fightback (Feminist Mücadele) adlı feminist kolektif, “Uluslararası Feminist Grev” başlığı attıkları 8 Mart açıklamalarında “Bizimle uluslararası feminist greve katılın, ataerkil savaş makinesine, faşizme karşı ortak mücadelemizde ve küresel sömürgecilik karşıtı, Küresel Çoğunluk feminist hareketinin bir parçası olarak sokaklara çıkın. Bu kolektif direniş eylemine ve özgürlüğe olan umudumuzun ve bağlılığımızın kutlamasına siz de katılın” diyerek birlikte yürüme çağrısı yaptı. İngiliz kolektif ayrıca, emperyal şiddete karşı birlikte ses yükselttiklerini ve Kürt, Filistinli, Sudanlı kardeşlerinin ve dünyanın dört bir yanında özgürlük için mücadele eden herkesin yanında olduklarını ifade etti.
Women’s March (Kadın Yürüyüşü), Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak ilk göreve başlamasından bir gün sonra, 21 Ocak 2017’de Washington’da gerçekleşen bir günlük yürüyüşten adını alan bir hareket. Bugüne kadar birden fazla şehirde milyonlarca kadın katılımcıyla ses getiren Women’s March; taleplerini 8 Mart’a taşıyor. Kongre’ye, ABD’nin İran’a karşı askerî harekâtını engellemesi çağrısını yaparken başkanın savaş açma yetkisinin sınırlandırılmış olduğunu hatırlatıyor.
Women’s March ayrıca, ICE’ın da iptal edilmesini talep ediyor. “ABD Senatosunu, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı’na (ICE) sağlanan fonları bloke etmeye ve kurumu ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atmaya çağırıyoruz” dedikleri açıklamalarında ICE görevlilerinin Minneapolis’te 37 yaşındaki Renée Good’u öldürdüklerini hatırlatıyor. Silahsız insanları öldürmekten çekinmeyen bu maskeli milis gücün ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Women’s March, eşitlik taleplerini meydanlardan da duyuracak.
Women’s March’ın 8 Mart’a giderken sıraladığı taleplerden üçüncüsü ise Epstein dosyalarının tamamının ve Epstein’le iş birliği içinde olan herkesin açıklanmasını talep ediyor. “Uzun zamandır güçlü insanlar ve kurumlar, istismarcıyı korumak ve kendilerini hesap verebilirlikten muaf tutmak için para, nüfuz ve sessizliği kullandılar. Artık koruma yok. Artık cezasızlık yok. Mağdurlar hesap verebilirliği hak ediyor. Kamuoyu onarımı hak ediyor. Epstein’ın istismarına katılan, bunu mümkün kılan veya bundan fayda sağlayan herkes iktidar pozisyonlarından istifa etmeli ve neden oldukları zararı gidermek için gerçek, mağdurlar tarafından yönetilen tazminatlar ödemelidir” diyor Women’s March ve herkesi ses çıkarmaya davet ediyor.
UN Women (BM Kadın Birimi), 2026 Dünya Kadınlar Günü için “Haklar. Adalet. Eylem. Bütün Kadınlar ve Kız Çocukları İçin.” temasını seçti. Bu yıl 8 Mart’ın adalet sistemlerinin baskı altında olduğu bir döneme denk geldiğini ifade eden UN Women; çatışmanın, baskının ve siyasi gerilimlerin hukukun üstünlüğünü zayıflattığı böylesi bir dönemde, kadınlar ve kız çocuklarının, erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca %64’üne sahip olduğunu verilerle ortaya koyuyor. Kadınlar geri çevriliyor, onlara inanılmıyor, tekrar mağdur ediliyor veya hukuki destekten mahrum bırakılıyorlar. Eşitlik asla sağlanmıyor.
Kadınlar ve kız çocukları tam yasal koruma olmadan yaşıyor. Ülkelerin %54’ünde tecavüzün rıza esaslı tanımı bulunmuyor, ülkelerin %44’ünde eşit işe eşit ücret yok, dört ülkenin üçünde hâlâ çocuk yaşta evliliğe izin veriliyor ve bu da çocukların çocukluk dönemlerini, eğitimlerini ve geleceklerini kısaltıyor.
Adalet sağlanmadığında bedelini kadınlar ödüyor. Araştırma yapılan ülkelerin neredeyse %70’inde kadınlar, adalet sistemine erişimde erkeklere göre daha fazla engelle karşılaşıyor. Avukata paranız yetmiyor mu? Adaletten mahrumsunuz. Avukatlık ücretleri, ulaşım, çocuk bakımı, kaybedilen gelirler milyonlarca kadını adalet sistemlerinin dışında bırakıyor. Bir haksızlığı bildirmek mi istiyorsunuz? Göz ardı edilmeye, inanılmamaya veya daha da kötüsü, suçlanıp susturulmaya hazır olun. Aktif çatışma bölgelerinin 50 km çevresinde yaşayan 676 milyon kadın ve kız çocuğu için adalet sistemleri büyük ölçüde yok ve failler cezasız kalıyor.
Adalet olmadan haklar sadece sözden ibarettir. Haklar, adaletle güce dönüşür.
Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal (IWL-FI) Kadın Sekreterliği, 8 Mart’ın uluslararası niteliğini vurgulayan ve mücadele eden tüm kadınlara sınıf dayanışmalarını ilettikleri bir bildiri yayınladı.
Ukrayna’da, Filistin’de, Küba’da, Venezuela’da, İran’da mücadele eden tüm kadınlarla dayanışma içinde olduklarını ifade eden Uluslararası İşçi Birliği Kadın Sekreterliği; “Kadın işçileri, köylüleri, göçmenleri, ırksal ayrımcılığa maruz kalan kadınları, güvencesiz gençleri ve işsiz kadınları sendikalarını, hareketlerini ve devrimci partilerini güçlendirmeye; cinsiyetçiliğe karşı mücadelenin sermayeye karşı genel mücadeleyle organik olarak bağlantılı olmasını talep etmeye; hem aşırı sağa hem de aynı politikaları farklı söylemlerle uygulayan hükümetlere karşı koymaya çağırıyoruz” sözleriyle dünyadaki tüm kadınları kapitalizm ve emperyalizmle kolektif bir mücadeleye çağırıyor.
Bildiri şu sözlerle bitiyor:
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın enternasyonalizm!
Yaşasın işçi kadınların mücadelesi!
Kahrolsun kapitalizm ve emperyalizm!
Sosyalizm ve özgürlük için!
Kaynaklar:
Çeviri: Sabâ Esin
Düzelti: Sabâ Esin
Tasarım ve Sosyal Medya: Melike Çınar, Sabâ Esin, Seda Bedestenci Yegâne, Sinem Yıldız
Seslendirme:
Please login or subscribe to continue.
Üye değil misiniz? Üye olun. | Şifremi Unuttum
✖✖
Are you sure you want to cancel your subscription? You will lose your Premium access and stored playlists.
✖